Haremlik-Selamlık İslam’ın Emri Değildir

Hangi dinin havzasında yetişmiş olursa olsun, muhafazakâr kültürün vazgeçilmezlerinden biri haremlik-selamlık geleneğidir. Muhafazakâr kültürü diyorum çünkü hiçbir dinin özünde olmayan, hiçbir ilahî kitabın emretmediği bir uygulamadır bu. Bizi daha çok ilgilendirmesi bakımından bu geleneğin Müslümanlar arasında nasıl ortaya çıktığını incelememiz faydalı olacaktır. Otantik amacından hayli saptırılmış olan bu gelenek ne yazık ki günümüzde, din adına insanın fıtratına karşı yürütülen bir gerilla savaşına dönüşmüştür.

Eğitim Sorunu Değil, Devlet Sorunu

Tam ülkemizdeki eğitim sistemi ile ilgili bir şeyler söylemeye hazırlanıyordum ki Bengül Güngörmez hanımefendi çok iyi bir yazı kaleme aldı. Benim söyleyeceklerimi fazlasıyla içeren bu yazıya kendi alanım olan yönetim düşüncesi perspektifinden küçük bir katkı yapmak isterim.

Müslümanlık ve İfade Özgürlüğü

Geçenlerde bir grup akademisyen Güneydoğu’da yaşanan olaylar karşısındaki görüş ve duruşlarını belli etmek adına bir bildiriye imza atıp bunu yayınladılar. Bu bildiri medyaya “Terör Örgütünü Destekleyen 1100 Akademisyen” şeklinde provokatif bir başlıkla yansıdı. Bildiriye imza atan bazı akademisyenlerin, üniversite yöneticileri tarafından “ifadesi alındı” ve bazıları hakkında üniversite mütevelli heyeti başkanları tarafından “işlemlere başlandı” gibi açıklamalar yapıldı. Bazılarının kapılarına öğrenciler tarafından “uyarı” asıldı.

Ötenazi mi, Destekli İntihar mı?

Geçtiğimiz yıl Belçika parlamentosunda çocukların ötenazi hakkına dair yasa teklifi kabul edildi. Kalıcı bir hastalığa sahip olan ve iyileşme ümidi bulunmayan (!) çocukların, ailelerinin onayıyla öldürülmesi yasallaştı. Bu yasa ile Belçika, ötenazi konusunda herhangi bir yaş sınırı bulunmayan tek ülke oldu.